Kripto Para Piyasası

Yükleniyor...
USD/TRY 48,88 ↑ %0,00
EUR/TRY 55,69 ↑ %0,00
GBP/TRY 64,81 ↑ %0,00
BIST 100 12.899,35 ↑ %0,09
Altın (gr) 6.723,80 ↓ %0,05
USD/TRY 48,88 ↑ %0,00
EUR/TRY 55,69 ↑ %0,00
GBP/TRY 64,81 ↑ %0,00
BIST 100 12.899,35 ↑ %0,09
Altın (gr) 6.723,80 ↓ %0,05
USD/TRY 48,88 ↑ %0,00
EUR/TRY 55,69 ↑ %0,00
GBP/TRY 64,81 ↑ %0,00
BIST 100 12.899,35 ↑ %0,09
Altın (gr) 6.723,80 ↓ %0,05
USD/TRY 48,88 ↑ %0,00
EUR/TRY 55,69 ↑ %0,00
GBP/TRY 64,81 ↑ %0,00
BIST 100 12.899,35 ↑ %0,09
Altın (gr) 6.723,80 ↓ %0,05
SON DAKİKA
Gündem

Bozkırın Tezenesi hayatı sazla anlattı: Neşet Ertaş

Çocuk yaşta babası Muharrem Ertaş'ın yanında saz çalmaya başlayan Neşet Ertaş, bozlakları, türküleri ve kendine özgü icrasıyla Anadolu'nun müzik mirasında çok önemli bir yer sahibi. Babasına düşkünlüğüyle bilinen Neşet Ertaş, vefatının ardından vasiyeti doğrultusunda babasının ayak ucuna defnedildi.

Bozkırın Tezenesi hayatı sazla anlattı: Neşet Ertaş
Bozkırın Tezenesi hayatı sazla anlattı: Neşet Ertaş

Neşet Ertaş, 1938 yılında Kırşehir'in Çiçekdağı ilçesine bağlı Kırtıllar (Abdallar) köyünde dünyaya geldi.

Müzikle tanışmasında saz ustası olan babası Muharrem Ertaş’ın önemli bir etkisi oldu.

ABDAL GELENEĞİ İÇİNDE YETİŞTİ

Ertaş, Anadolu'nun köklü geleneksel topluluklarından biri olan Abdalların kültürel ortamında yetişti.

Küçük yaşlardan itibaren babasıyla birlikte gittiği köy düğünlerinde zil ve darbuka çalan Ertaş, kısa süre sonra bağlama çalmaya başladı.

KÜÇÜK YAŞTA ANNESİZ KALDI

Ertaş, 12 yaşındayken annesi Döne Ertaş’ı kaybetti.

Okula gidemeyen Ertaş, ilerleyen yıllarda kendi çabasıyla keman ve cümbüş çalmayı da öğrendi.

İSTANBUL’A YOLCULUK

1950'lerin başlarında Ankara Radyosu'nda "Yurttan Sesler" programında, "Geleli Gülmedim Ben Bu Cihana" adlı bozlağı solo çalıp okudu.

Bu olayla müzik çevrelerinde adını duyuran Ertaş, 1957'de İstanbul'a gitti ve babası Muharrem Ertaş'a ait ‘Neden Garip Garip Ötersin Bülbül’ adlı bozlağı ilk plağında seslendirdi.

ANKARA VE TURNELER

İstanbul’da 2 yıl çalıştıktan sonra Ankara’ya giden Ertaş, Kazablanka Gazinosu’nda çalışmaya başladı.

Türk halk müziğinin yanı sıra kendi besteleriyle de öne çıkan sanatçı, özellikle bozlakları ve kendine özgü bağlama icrasıyla geniş bir dinleyici kitlesine ulaştı.

Bu dönemde konser turneleriyle Anadolu’nun illerini ve ilçelerini gezdi.

EVLİLİĞİ 7 YIL SÜRDÜ

1963 yılında Leyla Hanım ile evlenen Ertaş’ın bu evlilikten Döne ve Canan adlarında iki kızı ile Hüseyin adında bir oğlu dünyaya geldi.

Ertaş ile Leyla Hanım, 1970 yılında boşandı.

GURBET YILLARI

1970'li yıllarda yaşadığı sağlık sorunları nedeniyle bir süre saz çalamayan Ertaş, kardeşinin daveti üzerine tedavi için Almanya'ya gitti.

Uzun yıllar Almanya'da yaşayan Ertaş, müzik çalışmalarını sürdürürken Türkiye’deki dinleyicileriyle de bağını sürdürdü.

Almanya yıllarında özellikle Türkiye göçmeni işçilere konserler verdi.

HASRET BİTTİ

Uzun yıllar Almanya'da yaşadıktan sonra 2000 yılında Türkiye'ye döndü.

İstanbul'da verdiği konserle sahnelere yeniden çıkan Ertaş, sonraki yıllarda da konser ve albüm çalışmalarını sürdürdü.

YAŞAYAN İNSAN HAZİNESİ

Ertaş, 2010 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından "Yaşayan İnsan Hazinesi" olarak ilan edildi.

BABASININ AYAKUCUNA

Hayatının son döneminde mesane kanseri tedavisi gören Ertaş, 25 Eylül 2012'de İzmir'de 74 yaşında hayatını kaybetti.

Cenazesi, 26 Eylül 2012 tarihinde memleketi Kırşehir'de Ahi Evran Camisi'nde kılınan namazın ardından, kendi vasiyeti doğrultusunda babası Muharrem Ertaş'ın ayak ucuna defnedildi.

“GARİP”İN BOZLAKLARI

Ertaş'ın müziğinde, Orta Anadolu’nun uzun hava geleneğinin parçalarından olan bozlakların önemli bir yeri bulunuyordu.

Bozlaklarda yoksulluk, gurbet, aşk gibi temaları öne çıkardı.

Söz ve müziği kendisine ait çok sayıda eser üreten Ertaş, günlük hayattan ve kendi deneyimlerinden beslenen sade bir anlatım kullandı.

Eserlerinde zaman zaman "Garip" mahlasını kullandı.

SAZ VE SÖZ

Ertaş'ın icrasında gösterişli düzenlemelerden çok bağlama, ses ve söz ön plana çıktı.

"Zülüf Dökülmüş Yüze", "Neredesin Sen", "Gönül Dağı", "Ah Yalan Dünya" ve "Yazımı Kışa Çevirdin" en bilinen eserleri arasında yer aldı.

"BOZKIRIN TEZENESİ"

Ertaş, Yaşar Kemal’in kendisi için sarf ettiği aktarılan “Bozkırın Tezenesi” namıyla da anılır.

Bu ifade zamanla Ertaş ismiyle özdeşleşti ve onun Anadolu halk müziğiyle kurduğu bağın sembol ifadesi haline geldi.

Kaynak: {Haber Merkezi}

Bu habere tepkini göster

Yorumlar 0

Yorum Yap

Yayınlanmaz
6 + 4 = ?

Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın!