Karadeniz Ereğli ilçesinde uzun süredir devam eden ağrıları nedeniyle farklı branşlarda tedavi gören 73 yaşındaki E.K.'nin şikayetlerinin kaynağı, kardiyoloji muayenesinde belirlendi.
Yaklaşık bir yıl boyunca bel fıtığı ve diz problemleri nedeniyle çeşitli tedaviler uygulanan hastanın, karın bölgesinde her iki bacağa kan taşıyan ana damarının yüzde 100 tıkalı olduğu tespit edildi.
Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Yaman, hastanın kasık bölgesindeki nabızların muayenesi sırasında damar tıkanıklığından şüphelendiklerini, anjiyografiyle tıkanıklığı doğruladıktan sonra özel olarak hazırlatılan yapay damarı kasıktan girerek yerleştirdiklerini anlattı.
"FİZİK TEDAVİ ÖNERİLMİŞ"
Hastanın ilk şikayetlerinin yaklaşık bir yıl önce başladığını anlatan Prof. Dr. Mehmet Yaman, yaşanan süreci şu sözlerle aktardı:
"Hastamız 71 yaşında erkek hasta. Yaklaşık 1 yıl önce yürüme güçlüğü, bacak ağrısı, kalça ağrısıyla başlayan şikayetleri olmuş. Hasta bu şikayetlerinden dolayı artık ciddi bir yürüme güçlüğü yaşamış ve ilgili branşlara başvurmuş. İlk başvurduğu klinik beyin cerrahisi olmuş, bel fıtığından şüphelenilmiş ve fizik tedavi önerilmiş.
Hastamız bir süre fizik tedavi almış ama fizik tedaviyle şikayetleri gerilememiş. Daha sonra ortopediye gitmiş. Ortopedide de dizle ilgili problemler olabileceğine dair diz içi enjeksiyon ve yine fizik tedavi önerilmiş. Hasta bunlardan da rahatlayamamış."
Önceki değerlendirmelerin yanlış tanı olarak nitelendirilmemesi gerektiğini söyleyen Yaman, hastanın yaşa bağlı başka sağlık sorunlarının da bulunduğunu ifade ederek şöyle devam etti:
"Burada yanlış tanılar yok. Hastanın yaşı var, dolayısıyla yaşa bağlı eklem dejenerasyonu var, belinde problemler var. Şikayetler bunlara bağlanmış ve bunlara yönelik tedaviler yapılmış. Sonra hasta artık bel fıtığından ameliyat olacak düzeye kendini kabul etmiş."

"NABZIN ZAYIF OLDUĞUNU GÖRDÜK"
Hastanın uzun yıllar sigara kullanmış olması nedeniyle damar tıkanıklığı ihtimalinin değerlendirildiğini belirten Yaman, tanıya ulaşmalarını sağlayan muayeneyi şöyle anlattı:
"Bu sırada hastamız, 'Acaba uzun süre sigara içiciliği var, damar tıkanıklığı olabilir mi? Ya da bu bel ağrılarının karınla ilgili bir sebebi olabilir mi?' düşüncesiyle tarafımıza başvurdu.
Biz hastanın muayenesinde hiçbir tetkik yapmadan, sadece her iki kasığını elle muayene ederek hastanın aslında iki kasık nabzının da olmadığını, nabızlarının çok zayıf olduğunu gördük.
Hiçbir test yapmadan hastaya gönül rahatlığıyla, 'Sizin karnınızın içerisinde bir yerde, göbek altı kısmına kan taşıyan damarda bir problem var' dedik."
Muayene bulgularının ardından doğrudan anjiyografi yapma kararı aldıklarını belirten Yaman, "Bunun altın standart tanı yöntemi olan anjiyografiyi yaptık. Başka ekstra bir MR, BT, Doppler yapma gereği duymadık çünkü muayene bulgumuz yeterliydi" dedi.
"DAMARI YÜZDE YÜZ TIKALIYDI"
Anjiyografide hem kalp damarlarında hem de karın bölgesindeki ana damarda tıkanıklık tespit ettiklerini açıklayan Yaman, hastanın uzun süredir devam eden şikayetlerini şu sözlerle değerlendirdi:
"Hastanın hem kalp anjiyosunu hem bacak anjiyosunu yaptığımızda kalp anjiyosunda da damar tıkanıklığını tespit ettik.
Aynı zamanda karında, her iki böbrek damarı çıktıktan hemen sonra, yani göbekten hemen sonrasının her iki kalçaya, bacak tarafına ve parmak ucuna kadar olan kısmında, tabiri caizse vücudu ikiye ayıracak bir seviyede, vücudun alt kısmına kan taşıyan damarın yüzde 100 tıkalı olduğunu tespit ettik."
Hastanın bel, diz ve kalça ağrılarının asıl kaynağının söz konusu tıkanıklık olduğunu belirten Yaman, "Hastanın aslında bütün şikayetlerinin, yani diz şikayetlerinin, kalça şikayetlerinin, bel şikayetlerinin hepsinin kaynağının buradaki damarın tıkanıklığı olduğunu tespit ettik" ifadelerini kullandı.

"AMELİYAT YAPMADAN YERLEŞTİRDİK"
Tıkanıklığın bulunduğu bölgeye özel bir damar hazırlatıldığını anlatan Prof. Dr. Mehmet Yaman, açık cerrahiye başvurmadan gerçekleştirdikleri işlemin ayrıntılarını paylaştı.
"Oradaki darlığın görüntülerini alarak üç boyutluya çevirdik. Buraya özel bir 'graft stent' dediğimiz, yani yapay bir damar ürettirdik. Biz bu yapay damarı getirttik. Hiçbir ameliyat yapmadan, sadece bir iğne ile kasıktan özel bir yöntemle girerek oraya o graft yapay damarı yerleştirdik."
Hastanın tedavi sonrasında kısa sürede yürümeye başladığını ifade eden Yaman, damar tıkanıklıklarında kan akışının yeniden sağlanmasıyla hızlı sonuç alınabildiğini söyledi.
"Hasta işlemden hemen sonra, tam yarım saat içerisinde normal hayatına döndü, yürüyüşlerine başladı ve aktif hayatına döndü. Şikayetleri de hemen geçti.
Buradaki en önemli şey budur. Bazı hastalıklarda tedavi sonrası saniyeler içerisinde cevap alırsınız. Damar tıkanıklıklarında da kalp krizlerinde olduğu gibi burada da böyle. Saniyeler içerisinde cevap alıyorsunuz."

Tedavinin hastanın şikayetleri üzerindeki etkisine değinen Yaman, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bir gün, iki gün beklemenize gerek yok. İşlem yapıldıktan yarım saat sonra hasta yürüyerek, sıfır şikayet, sıfır semptomla bir yıllık bütün şikayetlerinden kurtulmuş oldu."
Hastanın işlem öncesi ve sonrasına ait anjiyografi görüntülerini de değerlendiren Yaman, tıkanıklığın bulunduğu bölgeyi göstererek damarın tamamen kapandığını anlattı.
"Vücudun damarı, her iki bacağa ayrılan damar. Bakın tam karın bölgesinde, tam göbek hizasında. Buradan aşağısı yok maalesef. Yan taraftan damarlar burayı beslemeye çalışıyor ama yetmiyor. Dolayısıyla burada tıkanıklık var."
Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)
Kaynak: {Haber Merkezi}

Yorumlar 0
Yorum Yap
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın!